Backrooms: İnternet Mitolojisi Sinema Perdesinde
A24 ve Chernin Entertainment imzalarıyla sinemaseverlerin merakla beklediği yeni korku yapımı Backrooms, gösterime girmeden önce eleştirmenler tarafından detaylı bir incelemeye tabi tutuldu. Kane Parsons’ın yönettiği film, adını aldığı viral YouTube serisinden uyarlanmasıyla dikkat çekiyor. Yapım, sadece bir korku filmi olmanın ötesinde, modern çağın kaybolmuşluk hissini ve bilinmeyen mekânların yarattığı tekinsiz atmosferi sinema diline taşıma iddiasında.
Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve, Mark Duplass gibi isimler yer alırken; senaryo, Homeland ve Ash vs Evil Dead gibi yapımlarıyla tanınan Will Soodik tarafından kaleme alındı. Yapımcılar arasında ise korku sinemasının önde gelen isimleri James Wan ve Osgood Perkins bulunması, projenin sektördeki ağırlığını gösteriyor.
Psikolojik Bir Labirent: Hikâye ve Estetik
Backrooms’un temel aldığı hikaye, psikoterapist Dr. Mary Kline’ın yaşadıklarını merkezine alıyor. Renate Reinsve tarafından canlandırılan Mary karakteri, hastasının gizemli bir alternatif boyut içinde kaybolmasının ardından bu tekinsiz alana adım atar. Yapımın resmi özetleri, filmin başlangıcını, bir mobilya mağazasının bodrumunda beliren tuhaf bir kapı üzerinden açılan bilinmeyen mekânlar ağı olarak tanımlıyor.
Filmin kaynağı olan YouTube serisi ise, Kane Parsons tarafından genç yaşta başlatılmış ve kısa sürede internet korku kültüründe kendine özgü bir yer edinmiştir. Bu seri; boş koridorlar, sürekli floresan ışıklar ve açıklanamayan tehdit duygusu gibi ‘liminal mekân estetiği’ üzerine kuruludur. Bu görsel dilin sinema potansiyeli, A24’ün dikkatini çekerek uzun metraj uyarlamaya dönüşmesini sağlamıştır.
Eleştirmenler Ne Diyor: Atmosfer mi, Anlatı mı?
İlk eleştiri puanları ve gişe beklentileriyle Backrooms, güçlü bir başlangıç yapma sinyali verdi. Film, ilk değerlendirmelerde %90 gibi yüksek bir eleştirmen puanına ulaşırken, açılış hafta sonunda 45 milyon ila 50 milyon dolar aralığında bir hasılat performansı sergilemesi bekleniyor. Bu tahmin gerçekleşirse, yapım A24’ün en büyük gişe açılışlarından biri olarak kayıtlara geçebilir.
Eleştirmenler genel olarak filmin geleneksel korku kalıplarından ziyade, atmosfer ve psikolojik belirsizlik üzerine kurulmuş olmasını bir güçlü yön olarak gösteriyor. The Daily Beast yazarı Nick Schager, Backrooms’u açıkça bir korku filmi olarak nitelendirirken, yapımın slasher veya perili ev anlatılarından çok David Lynch’in Lost Highway filmine yakın durduğunu belirtmiştir.
Schager’a göre Kane Parsons’ın ilk uzun metrajı, modern dünyanın çarpık bir yansıması gibi işleyen tekinsiz bir ara dünyaya iniş hikâyesi sunuyor. Eleştirmen, filmin ani korkutma sahnelerinden kaçınıp atmosferi ve ima etmeyi tercih ettiğini yazmıştır. Ancak aynı zamanda yapımın zaman zaman karakter psikolojisini fazla açıklama eğilimiyle ağırlaştığı görüşünü de eklemiştir.
YouTube eleştirmeni Jeremy Jahns ise, filmin ‘found footage’ unsurlarını ve mizah kullanımını olumlu değerlendirmiş; beklenmedik anlarda komedi unsurunun seyirciye ulaştığını belirtmiştir. Buna rağmen Jahns, film yer yer uzun hissettirdiğini ve özellikle son perdenin ana yapıya eklenmiş gibi durduğunu ifade etmiştir.
Deneysel Korku ile Ana Akım Beklentisi Arasında
Associated Press yazarı Jake Coyle, filmin arka plan fikrinin nihai yapıttan daha ilgi çekici olduğunu belirtirken; yapımın karakterin zihinsel durumu ile fiziksel labirent yapısı arasında yeterince güçlü bir bağ kuramadığını dile getirmiştir. Eleştirmen, filmde çok sayıda kapı olmasına rağmen doğru çıkış yolunu bulmakta zorlandığı görüşünü paylaşmıştır.
Empire yazarı Jamie Graham ise Backrooms’u David Lynch’in Eraserhead’inden bu yana ana akımda görülen en sıra dışı ve sürreal sanat-korku örneklerinden biri olarak konumlandırıyor. Graham, web serisinin popülaritesinin, uzun metraj filmin geniş kitlelere kolayca hitap edeceği anlamına gelmediğini vurgulamıştır.
The Hollywood Reporter yazarı Angie Han ise atmosfer kurulumunun güçlü olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yaklaşımın belirli bir noktadan sonra sınırlarına ulaştığını belirtmiştir. Han’a göre Backrooms evreninde geçirilen süre uzadıkça, ilk başta korkutucu görünen tuhaflıklar giderek rastlantısal hale gelmekte; bazı unsurların anlamlı cevaplardan ziyade sürekli tahminde bulunma amacı taşıdığı izlenimini vermektedir.
Sonuç olarak Backrooms, geleneksel korku izleyicisini ikiye bölebilecek bir yapım profili çiziyor. Film, internet kökenli mitolojisini sinema formatına taşırken doğrudan cevaplar vermek yerine belirsizlik ve atmosfer üzerinden ilerlemeyi tercih ediyor. Bu durum bazı eleştirmenler tarafından sanatsal bir başarı olarak görülürken, diğerleri için anlatısal eksikliklere işaret etmektedir.
Bu içerik, İnternet üzerinden toplanan bilgilerden yola çıkılarak yeniden yorumlanmıştır. İçeriğin ve görsellerin üretiminde Yapay Zeka sistemleri kullanıldığından dolayı doğruluğunu teyit için mutlaka kendi araştırmanızı yapınız.
Anahtar Kelimeler: Backrooms, A24, Korku Filmi, Liminal Mekân



















