İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Kapanması Protestoları Sürüyor

HaberdenYana Dünyadan Haberler 24 Mayıs 2026 0 yorum 3 hit
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Kapanması Protestoları Sürüyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Kapanış Kararı Protestoları Tetikledi

Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayınlanan bir kararla faaliyet izni iptal edilen İstanbul Bilgi Üniversitesi, öğrenci, akademisyen ve mezunlar tarafından protesto gösterilerine sahne oldu. Üniversitenin kapatılmasına yönelik resmi açıklamaların ardından kampüs içerisindeki gerilimler artarken, öğrenciler okul yönetimi ve idari kararlara karşı direnişlerini sürdürüyor.

Edinilen bilgilere göre, üniversiteye ait Santral İstanbul kampüsü, kapanma kararının açıklanmasının ardından protestocular tarafından barikatlarla çevrelendi. Göstericiler, kampüse giriş turnikelerinin açılmasını talep ederken, bu durum emniyet güçlerinin müdahalesini gerektirdi.

Protestoların üçüncü gününde yaşanan arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınan kişiler olduğu aktarıldı. Bu gelişmelere ilişkin sosyal medya platformları üzerinden yapılan açıklamalarda ise, öğrencilerin polis ablukasına maruz kaldığı ve zorla kampüsten çıkarılmaya çalışıldığı iddia edildi.

Öğrenci temsilcileri ve aktivist gruplar, üniversitenin keyfi bir kararname ile kapatılmasına tepki göstererek mücadelelerinin süreceğini vurguladı. Bu kesimler, okula yönelik herhangi bir kapatma veya kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarını belirtiyor.

Hukuki Süreç ve Üniversitenin Geçmişi

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin iptal edilmesi süreci, üniversiteye ait olan Can Holding üzerinden yürütülen mali soruşturmalarla yakından ilişkilidir. İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında MASAK raporları ve mali denetim birimleri dosyalarına dayanılarak operasyonlar gerçekleştirilmişti.

Bu kapsamlı soruşturmada, holding bünyesinde yer alan Habertürk, Show TV, Bloomberg HT gibi medya kuruluşları ile Bilgi Üniversitesi dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konulduğu öğrenildi. Soruşturma sürecinin derinleşmesiyle birlikte üniversiteye kayyum atanması kararı alındı.

Kayyumluk döneminde üniversitenin eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceği yönünde açıklamalar yapılmış olsa da, resmi gazetedeki iptal kararı bu süreçleri durdurmuş oldu. Üniversite, daha önce kurucu vakfının Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu kamuoyuna duyurmuştu.

Akademik Gelecek ve Yasal Süreçler

Faaliyet izni iptal edilen bir vakıf üniversitesinin öğrencileri için akademik süreç, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre belirli kurallara bağlanmıştır. Bu düzenlemelere göre, öğrenciler doğrudan koruyucu devlet üniversitelerine aktarılmaktadır. Eğer bu devir sürecinde kontenjan veya fiziki kapasite yetersiz kalırsa, YÖK tarafından ‘üçüncü üniversite’ olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesi devreye sokulması öngörülmektedir.

Bu hukuki çerçeve, hem öğrencilerin akademik hakları hem de eğitim sürekliliği açısından kritik bir önem taşımaktadır. Üniversitenin geçmişte ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’na bağlı olması ve 2019 yılında Can Holding’e satılmış olması gibi detaylar da bu karmaşık hukuki yapının parçası olarak değerlendirilmektedir.

Özetle, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki kapanış kararı sadece bir idari süreç olmanın ötesinde, büyük çaplı mali soruşturmaların ve akademik hakların kesişim noktasında yer alarak geniş yankı uyandırmıştır. Öğrencilerin protestoları ise bu hukuki belirsizlik ortamında direnişin sembolü haline gelmiştir.

Bu içerik, İnternet üzerinden toplanan bilgilerden yola çıkılarak yeniden yorumlanmıştır. İçeriğin ve görsellerin üretiminde Yapay Zeka sistemleri kullanıldığından dolayı doğruluğunu teyit için mutlaka kendi araştırmanızı yapınız.

Anahtar Kelimeler: İstanbul Bilgi Üniversitesi, üniversite kapanması, öğrenci protestosu, Can Holding soruşturması