ABD-Çin Rekabeti Küresel Ekonomiyi Nasıl Şekillendiriyor?

HaberdenYana Ekonomi 18 Mayıs 2026 0 yorum 2 hit
ABD-Çin Rekabeti Küresel Ekonomiyi Nasıl Şekillendiriyor?

ABD-Çin Rekabeti Küresel Ekonomiyi Nasıl Şekillendiriyor?

Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, ABD ve Çin arasındaki diplomatik temasların küresel ekonomide yeni bir kırılgan evreye işaret ettiğini belirtti. Artık bu rekabet, yalnızca gümrük tarifeleri ekseninde ilerleyen klasik bir ticaret savaşı olmaktan çıkmış durumda.

Edinilen bilgilere göre, mücadele; teknoloji kısıtlamaları, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi gibi çok boyutlu stratejik alanları kapsıyor. Prof. Dr. Al, kısa vadede taraflar arasında sağlanabilecek sınırlı uzlaşıların küresel piyasalarda risk algısını azaltarak finansal bir rahatlama sağlayabileceğini ifade etti. Ancak bu geçici durumun ötesinde, orta ve uzun vadede üçüncü taraf ekonomiler üzerinde ciddi baskılar oluşma ihtimali dikkat çekiyor.

Enerji Güvenliği Jeopolitik Bir Cephe

Uzmanlar, enerjinin artık sadece ekonomik bir unsur değil, doğrudan jeopolitik güç üretme kapasitesi anlamına geldiğini vurguluyor. Prof. Dr. Al’a göre, Çin’in yaptırım altındaki ülkelerden indirimli petrol temin etmesi maliyet avantajı yaratırken, ABD’nin İran ve Venezuela gibi kritik bölgelere yönelik baskıları bu rekabetin güvenlik boyutunu ön plana çıkarıyor.

Bu süreçte küresel ticaretin serbest piyasa mantığından uzaklaşarak ulusal güvenlik perspektifleriyle değerlendirildiği gözlemleniyor. Bu durum, Dünya Ticaret Örgütü kurallarını aşındırırken, ‘Friend-shoring’ ve ‘de-risking’ gibi kavramların öne çıkmasına neden oluyor.

Üçüncü Ülkeler İçin Zorlu Bir Dönem

Bu yapısal rekabetin en çok etkilediği alanlardan biri de Avrupa Birliği oldu. Prof. Dr. Al, AB açısından en büyük riskin Çin’in kapasite fazlası sanayi üretiminin (özellikle elektrikli araçlar ve yeşil teknoloji ürünleri) Avrupa pazarlarına yönelmesi olduğunu belirtti.

Gelişmekte olan ülkeler ise ‘Çin+1’ stratejisi sayesinde yeni yatırımlar çekse de, aynı zamanda iki büyük blok arasında tercih yapmaya zorlanarak hem ekonomik fırsatlarla hem de ikincil yaptırım riskleriyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, dünya ekonomisinin tek merkezli küreselleşmeden uzaklaşarak daha parçalı ve jeopolitik risklerin belirleyici olduğu yeni bir düzene doğru ilerlediğini gösteriyor.

***Bu içerik, İnternet üzerinden toplanan bilgilerden yola çıkılarak yeniden yorumlanmıştır. İçeriğin ve görsellerin üretiminde Yapay Zeka sistemleri kullanıldığından dolayı doğruluğunu teyit için mutlaka kendi araştırmanızı yapınız.***

Anahtar Kelimeler: ABD Çin Rekabeti, Küresel Ekonomi, Jeopolitik Riskler, Enerji Güvenliği